ŞİİRLER

Şiirler, Günay Tulun şiirlerinin içinde yer aldığı ilk kitaptır. Kendisi için kitabın ilginç bir öykü içerdiğini söyleyen yazar şunları anlatıyor: 
Birkaç arkadaş şiir kitabı bastırmak istiyorlardı. Edebiyata olan ilgimi bildiklerinden beni de olaya dâhil etmek için şiir istediler. Verdim. Ayrıca da basım için ortaklaşa para toplamaya başladık. Gençtik, züğürttük; para çıkıştı, çıkışmadı derken biz başka semte taşınınca birbirimizden koptuk. Kitap konusu da tümüyle aklımdan çıktı. 

Yıllar sonra Beyazıt'taki bir sahafta "İnsanlar ve Bitkiler" kitabının yazarı Maurice Mességué'nin "Tabiat Haklıdır" adlı kitabını ararken oldukça temiz muhafaza edilmiş ama ana kitaptan ayrılmış hâlde duran toplam 16 sayfalık eni dar bir kitap formasında adımı gördüm. Satın almak istedim ama dükkân sahibi "Bankacıya sattım, giderken bu parçasını unutmuş bugün yarın gelip alır, haberi var" dedi. 

Sözü uzatmayayım, hiç olmazsa kitabın basıldığını görüp incelemek nasip olmuştu. Belki de kendisini bana göstermek için yeni sahibinin elinden kaçmış orada beni bekliyordu (!). Bunu hoş bir tesadüf olarak kabul edip formayı incelerken, bazılarını unuttuğum şiirlerime rastladım. Sahaf Bey'in izniyle oturdum, kitabın bana ayrılan bölümündeki şiirlerin adlarını teker teker not aldım. Unuttuğum şiirleri de çala kalem yazdım. Bir zaman sonra, o şiirlerle bana ayrılan bölümü o gün gördüğüm ya da aklımda kaldığı şekle göre yeniden yazıp arşivime kattım. Bu anlattığım olay 1990 yılında yaşandı. Müşterek de olsa forma hâlinde de olsa ilk kitabım odur.

Formadaki şiirlerden, bir örnek:  

ALMİLA'YA
Düşerken gördüğünüz o yıldız, gökten
Gözyaşlarımı sildi, ağlıyordum ben.
Sizi getirdi bana, yalnızdı kalbim.
Yıldızları o an ben, ben böyle sevdim.

Gözyaşlarım çağlarken dururdu yağmur,
Birleşse sel olacak, aşk bu! Savurur!
O an öyle geldiniz, yalnızdı kalbim. 
İşte yıldızları ben, sizinle sevdim.

Düşerken gördüğümüz o yıldız gökten,
Gözyaşlarımı sildi, ağlıyordum ben.
Sizi bulmuştum o an, yalnızdı kalbim.
İşte yıldızları çok... Siz'le çok sevdim. 

[Bu şiir sonradan, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası timbalisti Sayın "Mehmet Bülent Davran" tarafından bestelenerek şarkı hâline getirilmiştir. "Demontsration kaydı" hâlâ YouTube'dedir.] 



______________________________________________________________________________
Kitabın üretim özellikleri: 
"1960'lı yıllar - Yayınevi  (?)": 10x14/16 Türk malı üçüncü hamur saman sayfa-Kapaksız 
______________________________________________________________________________

OSMANLILARDA ÇAĞDAŞLAŞMA HAREKETLERİ "Üzerine Küçük Bir İnceleme"

KİTAP HAKKINDA 

Osmanlılarda çağdaşlaşma adı altında yapılan hareketlerden "Tanzimat, Birinci Meşrutiyet ve İkinci Meşrutiyet" dönemlerini irdeleyen tarafsız bir inceleme örneğidir. Kitabın başlangıcında, yazarın "Yirmi Dokuzuncu Gün" adlı ünlü Cumhuriyet şiiri bulunmaktadır. Bazı bölümleri yıllardır makaleden makaleye aktarılan dikkate değer şu sözler de aynı kısımda yer alır: "İşte halk adına ve halkın mutluluğu için yapılan üç hareketin; dünya tarihi için hafif bir esinti, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti içinse derin etkiler yaptığı, hatta o etkilerin bugün de devam ettiği garipliklerle dolu öyküsü... Bu öyküyü olduğunca tarafsız bir şekilde verebilmek için yerli ve yabancı kaynaklar yanında tamamen zıt görüşlerden de yararlandım. Vardığım sonuç; ne monarşi ne otokrasi, insan onuru için insanca yaşam için demokrasi var olmalı ülkemde!"



________________________________________________
Kitabın üretim özellikleri: 
"AND (Andyay)-1990": 19,5x27,5/128 Türk malı birinci hamur sayfa-Ciltli mavi kapak-Parlak altın sarısı renginde kabartma cilt yazısı  
__________________________________________________________________